İLKÖĞRETİMDE PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK GEREKSİNİMLERİNİN BELİRLENMESİ Program geliştirmede gereksinim belirleme çalışmaları, programı; birey, toplum ve konu alanı ile ilgili olarak temellendirecektir. Gereksinim saptama sürecinde aşağıdaki sorulara cevap aranmaktadır (Demirel, 2004, s. 74):
• Toplumun beklenti ve gereksinimleri nelerdir?
• Bireyin beklenti ve gereksinimleri nelerdir?
• Konu alanı ile ilgili gereksinimler nelerdir?
Toplumun beklenti ve gereksinimleri doğrultusunda programın temellendirilebilmesi için toplum felsefe, değer ve tutumlarının araştırılması gerekmektedir. Yine toplumun hangi bilgi ve becerilerle donanık bireylere gereksinimi olduğu, eğitimle yetiştirilen bireylerin topluma uyumu da toplumsal beklenti ve gereksinimlerin saptanmasında önemli görülmektedir. Bireyin beklenti ve gereksinimlerinin neler olduğu, bireyin içinde yaşadığı topluma uyumlu, toplumda yer edinme, iş ve kazanç sahibi olma kendini gerçekleştirme vb. ekseninde araştırılmalıdır (Demirel, 2004, s. 74 ). Gereksinim saptama sürecinde toplumun ve bireyin analizi yanında konu alanının doğası ve geliştireceği yeterliklerin analizi de önemli bir durumdur. Konu alanı ile ilgili gereksinimler belirlenirken konu alanı ile ilgili gelişmeler, öğrenciye etkileri, yaşamla ilişkisi ve konu alanının programdan beklentisi gibi durumlar dikkate alınmalıdır. Konu alanı analiz edilirken, konu alanının tanımı, özellikleri, eğitim programındaki yeri, kapsamı, yöntem ve teknikleri, öğrencide geliştireceği yeterlikler, program modeli ve diğer konu alanları ile ilişkileri ölçütleri kullanılmaktadır (Alkan ve Kurt, 2001, s. 23–24)
Psikolojik danışma ve rehberlik programı geliştirme sürecinde gereksinim belirlemesi ile programın gerekçesi, kimin için neler yapılacağı ortaya konulacaktır. Bu aşamada aşağıdaki konu başlıkları ile ilgili bilgilerin toplanması gerekmektedir (Külahoğlu, 2004, s. 158):
• Öğrencilerin gelişim özellikleri,
• Genel sorun alanları,
• Okulun türü ve bulunduğu çevrenin özellikleri,
• Önceki psikolojik danışma ve rehberlik programının etkiliği, olumlu ya da olumsuz yanları nelerdir?
Program geliştirme sürecinde gereksinim belirleme çalışmaları; gereksinimlerle ilgili bilgi toplama, toplanan bilgileri yorumlama, ortaya çıkan gereksinimlerin eğitim yoluyla giderilip giderilemeyeceğini saptama, gereksinimlere ilişkin öncelikleri belirleme, programa yön verecek gereksinimlerin belirlenmesi aşamaları ile gerçekleştirilir (Doğan, 1997, s.135). Bu aşamalar psikolojik danışma ve rehberlik programı gereksinimlerinin belirlenmesinde de geçerlidir. Erkan’ın (2001) ETSUEDTC (East Texas State Unıversıty Educatıonal Development And Traınıng Center, 1991)’den aktardığına göre; psikolojik danışma ve rehberlik programı geliştirme sürecinde gereksinim belirleme işlem basamakları aşağıdaki gibi sıralanabilir:
Veri toplanacak grubu tanımlama: Yöneticiler, öğretmenler, öğrenciler velilerden oluşan her bir gruptan kaç kişiden veri toplanacağı ve nasıl bir örnekleme başvurulacağını belirlenmesi.
Gereksinim belirleme aracının geliştirilmesi: Bu konu ile ilgili geliştirilmiş ölçme araçlarının incelenmesi, çeşitli araçlardan yerel özelliklere göre uyarlamalar yapılması, çeşitli gruplar için ölçek geliştirme kurallarına uygun ölçekler geliştirilmesi
Veri toplama: Her gruptan geliştirilen araçlar kullanılarak verilerin toplanması
Toplanan verilerin analiz edilmesi: Verilerin çeşitli yöntem ve tekniklerle analiz edilmesi
Program için gereksinimlerin belirlenmesinde çeşitli kaynakların bilgi toplanmalıdır. Bu kaynakların başlıcaları; psikolojik danışma ve rehberlik servisinden yararlanan öğrencilerle yapılan görüşme, bir önceki yıl uygulanan programın değerlendirme sonuçları, yönetici, öğretmen, öğrenci ve velilerin görüşleridir ( Kaya ve Çivitçi, 2002, ss. 211-213). Psikolojik danışma ve rehberlik programı için gereksinimlerin belirlenmesinde psikolojik ölçme araçlarından da yararlanılabilmektedir. Psikolojik ölçme araçları bireyin çeşitli özellikleri (ilgi, yetenek, kişilik vb.) hakkında bilgi toplamanın yanında psikolojik danışma ve rehberlik programının desenlenmesinde ve değerlendirilmesinde de işlevsel öneme sahiptir(Tuzcuoğlu, 2002, s,20). Bunun yanı sıra Demirel’in (2004, s. 86) belirttiği, program geliştirme sürecinde gereksimin belirlemede kullanılan; gözlem, kaynak tarama (alanyazın tarama, raporları inceleme, var olan programı inceleme) görüşme, grup toplantıları vb. teknikleri de kullanmak işlevsel sonuçlar verecektir
Eğitim gereksinimini belirleme ve değerlendirme çalışmalarının kuruma ya da okula yönelik olmasının yararı vardır (Doğan, 1997, s. 116). Gereksinimlerin okula yönelik olması durumu psikolojik danışma ve rehberlik programları özelinde daha da önemlidir. İlköğretim psikolojik danışma ve rehberlik programının öğrencilerin gelişimsel özelliklerine ağırlık verilerek yapılandırılması üzerine yoğunlaşılsa da, psikolojik danışma ve rehberlik ile ilgili gereksinimlerin okuldan okula, toplumdan topluma değişebileceği çok açıktır. Okulun türü, öğrenci sayısı, sosyo-ekonomik ve kültürel çevre özellikleri, okuldaki sorun alanları, anne- babaların eğitim düzeyleri, vb. özellikler, psikolojik danışma ve rehberlik gereksinimlerini etkileyecek ve çeşitlendirecektir. Bu durum programda önleyici, gelişimsel ve sorun çözücü rehberlik öğelerinin programdaki ağırlığının gereksinimlere dayalı olarak okuldan okula değişmesine neden olacaktır(Ültanır, 2003, s. 47).
Öğrenci, psikolojik danışma ve rehberlik programının temel öğesidir. Öğrencinin gelişimsel özellikleri ve bu gelişim özelliklerinin gerektirdiği gereksinimler geliştirilecek programı etkiler (Külahoğlu, 2004, s. 159). İlköğretim okulları, okul öncesi (anasınıfı), ilköğretim birinci kademe(1–5. sınıflar) ve ilköğretim ikinci kademe (6–8. sınıflar) olmak üzere üç düzeyi kapsamaktadır. Bu üç düzeyde yer alan öğrencilerin bedensel, bilişsel, duygusal, toplumsal ve cinsel gelişim özellikleri ve buna bağlı olarak gereksinimleri farklılık göstermektedir. Bu nedenle bu üç grubun psikolojik danışma ve rehberlik gereksinimleri ay ayrı ele alınarak programlara yansıtılmalıdır. Gelişim özelliklerinden kaynaklanan gereksinimlere uygun olarak; anasınıfında bilişsel, sosyal, duygusal, dilsel gelişim ve uyum sorunlarına ağırlıklı olarak yer vermek gerekebilecektir. İlköğretim birinci kademede çocuklarda gelişim isteği uyandıran bir sınıf havasını oluşturulmasını sağlayacak etlilikler ile öğrencileri tanıma ve onları kendilerine tanıtma, eğitsel psikolojik danışma ve rehberlik etkinlikleri ağırlıklı olarak yer tutabilecektir. İlköğretim ikinci kademede ise, her türlü eğitsel, kişisel ve mesleki rehberlik etkinlikleri yanında mesleki yönlendirme, ergenlik dönemi bilgilendirme çalışmaları ön plana çıkabilecektir. (Bakırcıoğlu, 2003, s. 263). Bu noktada Worzbyt (1989, s. 58), ilköğretim psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri sürecinde odaklanılması gereken gelişimsel gereksinimleri beş boyutta toplamıştır. Bunlar; fiziksel, sosyal, öz benlik kavramı, bilişsel ve kariyer gelişimi boyutlarıdır. Yüksel’e (2003) göre de; psikolojik danışma ve rehberlik programlarının geliştirilmesi sürecinde Worzbyt (1989) tarafından tanımlanan bu gelişim alanları ve bu alanların işaretçisi olan gereksinimlere odaklanılmalıdır.
Rehberlik ve psikolojik danışma programından yalnızca öğrenciler değil, öğretmenler ve veliler de yararlanmaktadır. Bu nedenle, öğrencilerinin psikolojik danışma ve rehberlik gereksinimleri ve beklentilerinin yanında öğretmenlerin ve velilerin de gereksinimleri belirlenmelidir. Bu belirlemeler için gereksinim belirleme anketleri hazırlanabilir (Schmidt, 2003, s. 112). Bu konuda Güven ve Güven (2002) tarafından yapılan bir çalışmada; ilköğretim okulu öğrenci velilerinin rehberlik gereksinimleri aşağıdaki biçimde belirlenmiştir:
• Çocuğa düzenli ders çalışma alışkanlığı kazandırma,
• Sorumluk ve özgüven kazandırma,
• Gelişim özelliklerini ve sorunlarını bilme,
• Anlaşmazlık ve çatışmaların çözümü,
• Sınav kaygısını yenme,
• Okula karşı isteksizlik ve okul korkusu.
KAYNAKÇA
Alkan, Cevat ve Mehmet Kurt. Özel Öğretim Yöntemleri: Disiplinlerin Öğretim Teknolojisi. Ankara: Anı Yayıncılık, 2001.
Bakırcıoğlu, Rasim. İlköğretim, Ortaöğretim ve Yüksek Öğretimde Rehberlik ve Psikolojik Danışma. Ankara: Anı Yayıncılık, 2003
Demirel Özcan. Kuramdan Uygulamaya: Eğitimde Program Geliştirme. Ankara: Pegem A Yayıncılık, 2004.
Doğan, Hıfzı. Eğitimde Program ve Öğretim Tasarımı. Ankara: Önder Matbacılık, 1997.
Erkan, Serdar. Okul Psikolojik Danışma ve Rehberlik Programlarının Hazırlanması. Ankara: Nobel Yayınları, 2001.
Güven, Mehmet ve Sema Güven. “İlköğretimde Çocuğu Bulunan Annelerin Veli-Öğretmen İlişkilerini Algılayışları ve Rehberlik Gereksinimleri,” Yaşadıkça Eğitim. Sayı: 74-75, 2002, ss. 56-59
Kaya, Alim ve Asım Çivitçi. “Okul Psikolojik Danışma ve Rehberlik Programlarının Geliştirilmesi,” Psikolojik Danışma ve Rehberlik. (2. Baskı).( Editör: Gürhan Can). Ankara: Pegem A Yayıncılık, 2002, ss. 201-226
Külahoğlu, Şermin. Okul Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Programlarının Geliştirilmesi. Ankara: Pegem A Yayıncılık, 2004.
Schmidt, John J. “Devoloping A Program,” Counseling İn School: Essantial Services and Comprehensive Programs. Pearseon Education Inc: 2003, ss.109-133.
Tuzcuoğlu, Semai. “Psikolojik Danışma ve Rehberlikte Testlerin Önemi,” Çağdaş Eğitim. Sayı: 213, Eylül, 1995, ss. 20-22.
Ültanır, Emel. İlköğretim Birinci Kademede Rehberlik ve Danışma. Ankara: Nobel Yayınları, 2003.
Worzbyt John C. & Kathleen O’Rouurke. Elementary School Counseling: A Blueprint For Today and Tomorrow. Muncie, Indiana: Accelerated Development Inc, 1989.
Yüksel, Galip.” İlköğretim Öğrencilerinin Gelişim Alanları, Gelişim Alanlarının İşaretçisi Olan İhtiyaçlar ve Geliştirilmesi Gereken Beceriler: Bu Süreçte Rehber Öğretmenin İşlevleri Kuramsal Bir İnceleme,” Milli Eğitim. Sayı: 159, Yaz, 2003.
Eğitim bilimleri alanında güncel gelişmeler, yorumlar, bilimsel paylaşımlar Nöropedagoji destekli öğrenme ve sınav hazırlığına yönelik ipuçları
19 Eylül 2009 Cumartesi
geleceğin öğretmenlerine
Anadolu Üniversitesi Çağdaş Eğitim Kulübü tarafından Anadolu Üniversitesi Kongre Merkezi Salon Anadolu’da “21. Yüzyıl’ın Öğretmeni” adlı bir panel gerçekleştirildi.--------------------------------------------------------------------------------
Anadolu Üniversitesi Çağdaş Eğitim Kulübü tarafından Anadolu Üniversitesi Kongre Merkezi Salon Anadolu’da düzenlenen “21. Yüzyıl’ın Öğretmeni” adlı panel iki oturum şeklinde gerçekleştirildi. “21. Yüzyıl’ın Öğretmeni” adlı panelin ilk oturumu Çağdaş Eğitim Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Çağrı Gülsoy’un açılış konuşmasıyla başladı. Birinci oturumda sırayla Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Bahadır Erişti, Özel Çağdaş İlköğretim Okulu Müdürü Sedat Sümbül, Yıldırım Bayezıt İlköğretim Okulu Önder Uçak, Vali Sönmez İlköğretim Okulu Rehberlik Öğretmeni Fikret Konca ve İzmit İbn-i Sina İlköğretim Okulu Fen Bilgisi Öğretmeni Zeynep Gülsoy konuşmalarıyla panelde yer aldılar.Öğretmenlik hayatları boyunca edinmiş oldukları deneyimleri geleceğin öğretmen adaylarıyla paylaşan panelistler, öğretmen ve öğretmen mesleğinin sorunları hakkında bilgi verdiler. Geleceğin öğretmen adaylarının katıldığı panele ilgi yoğundu.21 kasım 2006
Anadolu Üniversitesi Çağdaş Eğitim Kulübü tarafından Anadolu Üniversitesi Kongre Merkezi Salon Anadolu’da düzenlenen “21. Yüzyıl’ın Öğretmeni” adlı panel iki oturum şeklinde gerçekleştirildi. “21. Yüzyıl’ın Öğretmeni” adlı panelin ilk oturumu Çağdaş Eğitim Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Çağrı Gülsoy’un açılış konuşmasıyla başladı. Birinci oturumda sırayla Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Bahadır Erişti, Özel Çağdaş İlköğretim Okulu Müdürü Sedat Sümbül, Yıldırım Bayezıt İlköğretim Okulu Önder Uçak, Vali Sönmez İlköğretim Okulu Rehberlik Öğretmeni Fikret Konca ve İzmit İbn-i Sina İlköğretim Okulu Fen Bilgisi Öğretmeni Zeynep Gülsoy konuşmalarıyla panelde yer aldılar.Öğretmenlik hayatları boyunca edinmiş oldukları deneyimleri geleceğin öğretmen adaylarıyla paylaşan panelistler, öğretmen ve öğretmen mesleğinin sorunları hakkında bilgi verdiler. Geleceğin öğretmen adaylarının katıldığı panele ilgi yoğundu.21 kasım 2006
YAZI VE YORUMLARIMIZ KPSS DE YOL GÖSTERİYOR
KAMU PERSONELİ SEÇME SINAVI’NA (KPSS) SON OLARAK EKLENEN ÖĞRETİM YÖNTEM VE TEKNİKLERİ VE ÖRNEK SORULAR
Haziran 2009
Bu yılda birçok yıldır olduğu gibi öğretmen adayı öğrencilerimiz KPSS’ye gireceklerdir. Biz de bu yazımızda bu yıl yapılacak sınava bir katkı olması amacıyla geçen yıl yapılan KPSS’de diğer yıllardakinden farklı olarak sınavda sorulan ya da henüz sorulmayan bazı kişi, yaklaşım ve kavramlara ilişkin olarak bulup derleyebildiğimiz kadar bilgi ve örnek soruyla öğrencilerimize katkı sunmayı amaçladık.
Bu konuya bir giriş olması nedeniyle geçen yılki sınavın değerlendirilmesi ve bu yılki sınava ilişkin projeksiyonlar konusunda bizim de katıldığımız görüşleri nedeniyle “Eğitim Danışmanı” Fikret Konca’dan yararlandık.
http://www.ilkogretmen.com.tr/index.php/Guncel/Page-2.html
Haziran 2009
Bu yılda birçok yıldır olduğu gibi öğretmen adayı öğrencilerimiz KPSS’ye gireceklerdir. Biz de bu yazımızda bu yıl yapılacak sınava bir katkı olması amacıyla geçen yıl yapılan KPSS’de diğer yıllardakinden farklı olarak sınavda sorulan ya da henüz sorulmayan bazı kişi, yaklaşım ve kavramlara ilişkin olarak bulup derleyebildiğimiz kadar bilgi ve örnek soruyla öğrencilerimize katkı sunmayı amaçladık.
Bu konuya bir giriş olması nedeniyle geçen yılki sınavın değerlendirilmesi ve bu yılki sınava ilişkin projeksiyonlar konusunda bizim de katıldığımız görüşleri nedeniyle “Eğitim Danışmanı” Fikret Konca’dan yararlandık.
http://www.ilkogretmen.com.tr/index.php/Guncel/Page-2.html
2009 KPSS eğitim bilimleri sınavı genel değerlendirmesi
2009 KPSS eğitim bilimleri sınavı ile ilgili bir yorum yapmak gerekirse şunları söyleyebiliriz:
1) Türkiye ortalamasınına bakılırsa ki eğitim bilimleri 2009 ortalması 59, geçen yıl bunun 52 olduğu düşünülürse ortalama güçlüğü bakımından geçen yıldan kolay bir sınav oldu. Üstelik orta güçlük yakalandı.
2) Metabiliiş (üst biliş), bilgi yaprağı ve "ve" diyagramı dışında yeni bir şey yoktu. Geçen yıl çok sayıda yeni yaklaşım vardı.
3) Ancak bu yıl eğitim bilimlerinde disiplinler arası soru tarzı vardı. Bir paragraf verilip bunun altına üç soru bağlayıp sorunun birini program geliştirme, birini ölçme değerlendirme, birini sınıf yönetimi ile ilgili sorarlarken ölçme değerlendirme ile rehberlik alanı arasında da ilişkili sorulara yer verildi. Bu durum,eğitim bilimleri ile ilgili her alanı ayrı ayrı ve ezbere bilmenin dışında eğitim bilimleri bütünlüğünde üst düşünüşü gerektiriyor. Öğretmen adaylarının önümüzdeki sınavlara hazırlanırken buna dikkat etmelerinde yarar var.
4) Eğitim bilimleri testi içinde 2009'un en farklı alanı soru tarzı bakımında rehberlik oldu. Adayların çalışmalarında bu alana biraz daha dikkat etmeleri gerekecek bundan sonra.
Bu değerlendirmelerle tüm öğretmen adaylarına kolaylıklar dilliyorum.
Fikret KONCA
Eğitim Danışmanı
1) Türkiye ortalamasınına bakılırsa ki eğitim bilimleri 2009 ortalması 59, geçen yıl bunun 52 olduğu düşünülürse ortalama güçlüğü bakımından geçen yıldan kolay bir sınav oldu. Üstelik orta güçlük yakalandı.
2) Metabiliiş (üst biliş), bilgi yaprağı ve "ve" diyagramı dışında yeni bir şey yoktu. Geçen yıl çok sayıda yeni yaklaşım vardı.
3) Ancak bu yıl eğitim bilimlerinde disiplinler arası soru tarzı vardı. Bir paragraf verilip bunun altına üç soru bağlayıp sorunun birini program geliştirme, birini ölçme değerlendirme, birini sınıf yönetimi ile ilgili sorarlarken ölçme değerlendirme ile rehberlik alanı arasında da ilişkili sorulara yer verildi. Bu durum,eğitim bilimleri ile ilgili her alanı ayrı ayrı ve ezbere bilmenin dışında eğitim bilimleri bütünlüğünde üst düşünüşü gerektiriyor. Öğretmen adaylarının önümüzdeki sınavlara hazırlanırken buna dikkat etmelerinde yarar var.
4) Eğitim bilimleri testi içinde 2009'un en farklı alanı soru tarzı bakımında rehberlik oldu. Adayların çalışmalarında bu alana biraz daha dikkat etmeleri gerekecek bundan sonra.
Bu değerlendirmelerle tüm öğretmen adaylarına kolaylıklar dilliyorum.
Fikret KONCA
Eğitim Danışmanı
ÖĞRENCİ MERKEZLİ EĞİTİM
Öğrenci merkezli eğitim; öğrencinin ilgi, gereksinim ve beklentileri noktasında öğrencinin analiz edilip eğitimin öğrencinin bu özelliklerine göre yapılmasını gerktirir. Bu durum öğrenciyi bütün yönleri ile tanımayı ve tanılayıcı ölçme ve değerlendirme etkinliklerini gerekli kılar. Bu gerekliliğe cevap vermede kullanılacak ölçme araçları geliştirmek, uygulmak ve sonuçlarından çıkarımlar yaparak öğretimi tasarlamak noktasındaki yaterlilikler öğrenci merkezli eğitimde ilk sorgulanması gereken durumlardandır.
Öte yandan öğrencilerin ilgi, gereksinim ve beklentileri bireyden bireye değişkenlik gösterir. Bu durumda öğrenci merkezli eğitimde bireysel farklılıkları dikkate almayı, gerektiğinde öğretimi bireyselleştirip kişiselleştirmeyi ön plana çıkarmaktadır. Öğretimi bireyselleştirme konusundaki mevcut eğitim sistemi ve öğretmen yeterlikleri sorgulanması gereken ikinci durumdur.
Öğrenci merkezli eğitim sınıflarda az sayıda öğrenci gerektirir. Öğrenci merkezli eğitim zaman alıcıdır. Bu noktada eğitim sistemimizin yeterlilikleri gözden geçirilmeye değer bir başka konudur.
Öğrenci merkezli eğitim planlama, uygulma, değerlendirme, yönetim boyutlarında alınacak kararlara öğrencilerin etkili katılımını sağlayabilecek demokratik bir eğitim ortamı gerektirir. Öğrenci merkezli eğitimde öğretmenin otorite, bilgi kaynağı, bilginin sağlayıcısı ve sunucusu olduğu bir anlayış yoktur. Öğrenci merkezli eğitimde öğretmen de öğrencileri ile birlikte öğrenendir. Eğitim ortamının ne ölçüde demoktarik olduğu öğrenci merkezli eğitimin sorgulanması gereken bir başka yönüdür.
Bir başka açıdan bakıldığında öğrenci merkezli eğitim ilerlemeci eğitim felsefesine dayanır. İlerlemeci eğitimde pragmatizm (yararcılık) felsefesinin etkisi altındadır. Bu anlayıcın bireyciliği ve ben merkezciliği yansıtıp yansıtmadığı, öğrenci merkezli eğitimde toplum beklentilerinin ve konu alanı gerklerinin ne ölçüde karşılandığı da tartışılması gerekli konular arasındadır.
Öte yandan öğrencilerin ilgi, gereksinim ve beklentileri bireyden bireye değişkenlik gösterir. Bu durumda öğrenci merkezli eğitimde bireysel farklılıkları dikkate almayı, gerektiğinde öğretimi bireyselleştirip kişiselleştirmeyi ön plana çıkarmaktadır. Öğretimi bireyselleştirme konusundaki mevcut eğitim sistemi ve öğretmen yeterlikleri sorgulanması gereken ikinci durumdur.
Öğrenci merkezli eğitim sınıflarda az sayıda öğrenci gerektirir. Öğrenci merkezli eğitim zaman alıcıdır. Bu noktada eğitim sistemimizin yeterlilikleri gözden geçirilmeye değer bir başka konudur.
Öğrenci merkezli eğitim planlama, uygulma, değerlendirme, yönetim boyutlarında alınacak kararlara öğrencilerin etkili katılımını sağlayabilecek demokratik bir eğitim ortamı gerektirir. Öğrenci merkezli eğitimde öğretmenin otorite, bilgi kaynağı, bilginin sağlayıcısı ve sunucusu olduğu bir anlayış yoktur. Öğrenci merkezli eğitimde öğretmen de öğrencileri ile birlikte öğrenendir. Eğitim ortamının ne ölçüde demoktarik olduğu öğrenci merkezli eğitimin sorgulanması gereken bir başka yönüdür.
Bir başka açıdan bakıldığında öğrenci merkezli eğitim ilerlemeci eğitim felsefesine dayanır. İlerlemeci eğitimde pragmatizm (yararcılık) felsefesinin etkisi altındadır. Bu anlayıcın bireyciliği ve ben merkezciliği yansıtıp yansıtmadığı, öğrenci merkezli eğitimde toplum beklentilerinin ve konu alanı gerklerinin ne ölçüde karşılandığı da tartışılması gerekli konular arasındadır.
KPSS Eğitim Bilimlerinde Çıkmış Sorular Sınava Hazırlıkta Yönlendirici Olabilir
KPSS Eğitim Bilimlerinde Çıkmış Sorular Sınava Hazırlıkta Yönlendirici Olabilir
Sınavlara hazırlanmada geçmiş yıllarda sorulmuş soruları iyi analiz etmek, bu soruları çözmek ve bu sorulara en yakın sorulardan oluşan hazırlık kaynakları ile çalışmak son derece önemlidir.
Geçmiş yıllarda çıkmış soruları analiz etmek ve çözmek;
· Sınav kapsamı,
· En yoğun soru gelen konular,
· Soru kalıpları ve soru dili hakkında fikir vererek sınava hazırlık sürecini yönlendirir.
Bu yazıda son üç yılın KPSS eğitim bilimleri soruları, soru kalıpları ve soru dili bakımından analiz edilmiştir. Sınavda soru kalıpları incelendiğinde soruların; olumlu soru köküne sahip sorular, öncüllü sorular, en doğru cevabı arayan sorular ve olumsuz soru köküne sahip sorular yapılarında olduğu görülmektedir.
Soru dili incelendiğinde son üç yılda aşağıdaki soru kalıplarının ön plana çıktığı görülmektedir:
1. “…… ilk aşaması nedir?, “……. Öncelikle hangisi yapılmalıdır?/dikkate alınmalıdır?”, “…. Özellikle hangisine vurgu yapılmalıdır?” biçimindeki soru kalıbı. Bu soru kalıbının diğer alanlarda da kullanıldığı görülse de ağırlıklı olarak program geliştirme ve öğretim yöntemleri sorularında ağırlıklı olarak kullanıldığı göze çarpmaktadır.
2. “….. temel düşünce / temel amaç / temel ölçüt hangisidir?” soru kalıbı. Bu soru biçiminde de son üç yılda yaklaşık olarak ortalama 4 soru geldiği görülmektedir.
3. “…..en uygun / en önemli / en etkili / en çok / en fazla / en az” altı çizili kelimelerine yer veren ve en doğru cevabı arayan soru kalıbına ilişkin soru sayısının son üç yıla ilişkin dağılımı aşağıdaki gibidir:
2006 2007 2008 ORTALAMA
6 11 19 12
Bu dağılıma göre; en doğru cevabı arayan soruların giderek arttığı gözlenmektedir. Bu tip soru kalıbı diğer sorulardan göreceli olarak biraz daha zordur. Dikkat edilirse bu soru kalıbı en çok 2008 yılında kullanılmıştır. Eğitim bilimlerindeki toplam 120 sorunun yaklaşık % 10’u bu sorulardan oluşmaktadır.
4. Yine dikkat çeken bir başka soru kalıbı, bir örnek olay verilip bu örneğe dayalı olarak sorulan “…..aşağıdakilerden hangisine örnek oluşturur? / hangisine örnek olabilir?” biçimindeki sorulardır. Bu sorulardan son üç yılda ortama 10 soru vardır. Bu kalıp ağırlıklı olarak öğrenme psikolojisi sorularında kullanılmakta diğer alanlarda daha az kullanılmaktadır.
Öğrenme psikolojisi alanında daha ağırlıklı kullanılan bir başka soru kalıbı da yine verilen örnek olaya dayalı olarak sorulan “….. hangisi ile açıklanabilir? / …hangisine vurgu yapılmatadır? / ….hangisinin sonucudur?” biçimindeki sorulardır.
Bu noktada adayların özellikle öğrenme psikolojisi ilgili çalışmalarında bol miktarda örnek görmelerinde, çözdükleri sorularda, eğitim bilimleri kaynaklarında ve konu anlatımlı kitaplarda okudukları örnek durumları bir yere not etmelerinde yarar vardır. Örneğin edimsel koşullanmaya ilişkin örnekler, premack ilkesine ilişkin örnekler, pekiştireç tarifeleri ile ilgili örnekler vb. gibi çok sayıda örnek derlemeleri etkili olacaktır.
5. KPSS eğitim bilimleri sorularında kullanılan bir başka soru kalıbı da; “….. ilgili olarak hangisi doğrudur? / ……ilgili olarak (gelişimle/ergenlikle ilgili olarak) hangisi yanlıştır?” tipindeki sorulardır. Bu kalıbın gelişim psikolojisi sorularında daha çok diğer alanlarda daha az kullanıldığı görülmektedir.
6. Sınavlarda olumsuz soru kökleri ile oluşturulmuş; “…değildir? / …yanlıştır? / ….beklenmez?” biçimindeki sorulara da dikkat etmek gerekir. Bu tipteki soru sayılarının yaklaşık olarak son üç yıla dağılımı aşağıdaki gibidir:
2006 2007 2008 ORT.
Gelişim Psikolojisi 1 - - 1
Öğrenme Psikolojisi 2 5 3 3
Program Geliştirme 6 4 - 3
Öğretim Yöntemleri 7 5 1 4
Ölçme ve Değerlen. 3 4 - 2
Rehberlik 5 6 5 5
Toplam 24 24 9 19
Dağılım incelendiğinde olumsuz soru kökü ile oluşturulan soruların 2008 yılında daha az kullanıldığı görülmektedir. Ama son üç yıl ortalamasına bakıldığında sınavda yaklaşık 20 sorunun olumsuz soru kökü ile geldiği görülmektedir. Yine bu soru tipinin gelişim psikolojisi sorularında daha az rehberlik ve öğretim yöntemleri sorularında daha çok kullanıldığı görülmektedir.
Sonuç olarak KPSS eğitim bilimleri sınavına çalışırken; “özellikle”, “öncelikle”, örnek durumlar, “temel amaç”, “en doğru”, “en önemli” vb. gibi noktalara özellikle dikkat etmek, çıkmış soruları inceleyip “bu soru başka nasıl sorulabilir, bu konudan başka hangi noktalar sorulabilir?” anlayışı ile çalışmak yararlı olacaktır.
Fikret KONCA
Eğitim Danışmanı
Sınavlara hazırlanmada geçmiş yıllarda sorulmuş soruları iyi analiz etmek, bu soruları çözmek ve bu sorulara en yakın sorulardan oluşan hazırlık kaynakları ile çalışmak son derece önemlidir.
Geçmiş yıllarda çıkmış soruları analiz etmek ve çözmek;
· Sınav kapsamı,
· En yoğun soru gelen konular,
· Soru kalıpları ve soru dili hakkında fikir vererek sınava hazırlık sürecini yönlendirir.
Bu yazıda son üç yılın KPSS eğitim bilimleri soruları, soru kalıpları ve soru dili bakımından analiz edilmiştir. Sınavda soru kalıpları incelendiğinde soruların; olumlu soru köküne sahip sorular, öncüllü sorular, en doğru cevabı arayan sorular ve olumsuz soru köküne sahip sorular yapılarında olduğu görülmektedir.
Soru dili incelendiğinde son üç yılda aşağıdaki soru kalıplarının ön plana çıktığı görülmektedir:
1. “…… ilk aşaması nedir?, “……. Öncelikle hangisi yapılmalıdır?/dikkate alınmalıdır?”, “…. Özellikle hangisine vurgu yapılmalıdır?” biçimindeki soru kalıbı. Bu soru kalıbının diğer alanlarda da kullanıldığı görülse de ağırlıklı olarak program geliştirme ve öğretim yöntemleri sorularında ağırlıklı olarak kullanıldığı göze çarpmaktadır.
2. “….. temel düşünce / temel amaç / temel ölçüt hangisidir?” soru kalıbı. Bu soru biçiminde de son üç yılda yaklaşık olarak ortalama 4 soru geldiği görülmektedir.
3. “…..en uygun / en önemli / en etkili / en çok / en fazla / en az” altı çizili kelimelerine yer veren ve en doğru cevabı arayan soru kalıbına ilişkin soru sayısının son üç yıla ilişkin dağılımı aşağıdaki gibidir:
2006 2007 2008 ORTALAMA
6 11 19 12
Bu dağılıma göre; en doğru cevabı arayan soruların giderek arttığı gözlenmektedir. Bu tip soru kalıbı diğer sorulardan göreceli olarak biraz daha zordur. Dikkat edilirse bu soru kalıbı en çok 2008 yılında kullanılmıştır. Eğitim bilimlerindeki toplam 120 sorunun yaklaşık % 10’u bu sorulardan oluşmaktadır.
4. Yine dikkat çeken bir başka soru kalıbı, bir örnek olay verilip bu örneğe dayalı olarak sorulan “…..aşağıdakilerden hangisine örnek oluşturur? / hangisine örnek olabilir?” biçimindeki sorulardır. Bu sorulardan son üç yılda ortama 10 soru vardır. Bu kalıp ağırlıklı olarak öğrenme psikolojisi sorularında kullanılmakta diğer alanlarda daha az kullanılmaktadır.
Öğrenme psikolojisi alanında daha ağırlıklı kullanılan bir başka soru kalıbı da yine verilen örnek olaya dayalı olarak sorulan “….. hangisi ile açıklanabilir? / …hangisine vurgu yapılmatadır? / ….hangisinin sonucudur?” biçimindeki sorulardır.
Bu noktada adayların özellikle öğrenme psikolojisi ilgili çalışmalarında bol miktarda örnek görmelerinde, çözdükleri sorularda, eğitim bilimleri kaynaklarında ve konu anlatımlı kitaplarda okudukları örnek durumları bir yere not etmelerinde yarar vardır. Örneğin edimsel koşullanmaya ilişkin örnekler, premack ilkesine ilişkin örnekler, pekiştireç tarifeleri ile ilgili örnekler vb. gibi çok sayıda örnek derlemeleri etkili olacaktır.
5. KPSS eğitim bilimleri sorularında kullanılan bir başka soru kalıbı da; “….. ilgili olarak hangisi doğrudur? / ……ilgili olarak (gelişimle/ergenlikle ilgili olarak) hangisi yanlıştır?” tipindeki sorulardır. Bu kalıbın gelişim psikolojisi sorularında daha çok diğer alanlarda daha az kullanıldığı görülmektedir.
6. Sınavlarda olumsuz soru kökleri ile oluşturulmuş; “…değildir? / …yanlıştır? / ….beklenmez?” biçimindeki sorulara da dikkat etmek gerekir. Bu tipteki soru sayılarının yaklaşık olarak son üç yıla dağılımı aşağıdaki gibidir:
2006 2007 2008 ORT.
Gelişim Psikolojisi 1 - - 1
Öğrenme Psikolojisi 2 5 3 3
Program Geliştirme 6 4 - 3
Öğretim Yöntemleri 7 5 1 4
Ölçme ve Değerlen. 3 4 - 2
Rehberlik 5 6 5 5
Toplam 24 24 9 19
Dağılım incelendiğinde olumsuz soru kökü ile oluşturulan soruların 2008 yılında daha az kullanıldığı görülmektedir. Ama son üç yıl ortalamasına bakıldığında sınavda yaklaşık 20 sorunun olumsuz soru kökü ile geldiği görülmektedir. Yine bu soru tipinin gelişim psikolojisi sorularında daha az rehberlik ve öğretim yöntemleri sorularında daha çok kullanıldığı görülmektedir.
Sonuç olarak KPSS eğitim bilimleri sınavına çalışırken; “özellikle”, “öncelikle”, örnek durumlar, “temel amaç”, “en doğru”, “en önemli” vb. gibi noktalara özellikle dikkat etmek, çıkmış soruları inceleyip “bu soru başka nasıl sorulabilir, bu konudan başka hangi noktalar sorulabilir?” anlayışı ile çalışmak yararlı olacaktır.
Fikret KONCA
Eğitim Danışmanı
KPSS İÇİN ÖĞRETİM STRATEJİLERİ ANA HATLARI
Sunuş yoluyla öğrenme anahtar kavramları;
· Ausubel tarafından geliştirilmiştir.
· Anlamlı öğrenme
· Doğrudan öğretim, öğretmen merkezli
· Bilişsel alan bilgi basamağında, dersin giriş bölümünde etkili
· Mantıksal sıra
· Tümdengelim
· Ön öğrenmelerin yetersiz olduğu durumlarda etkili
· Bol örnek ve görsel destek anlamlı öğrenmeyi sağlar
· Açıklayıcı ve yorumlayıcı yaklaşımla kavram, ilke genelleme öğretimi· Kavram haritalarıÖn düzenleyiciler
Buluş yoluyla öğrenme anahtar kavramları;
· Bruner.
· Dersin gelişme bölümünde ve kavrama düzeyi öğrenmelerinde etkili.
· Örnekten-kurala (tümevarım)
· Merak duygusu ve başarma isteği içsel güdüleri.
· Öğrenci merkezli, öğretmen rehber.
· Matematik, fen ve dil öğretiminde etkili.
· Örnekler, zıt örnekler.
· Yönlendirici sorular.
· İpuçları.
· Sezgiye önem verilir.
Örnek olay, tartışma, soru cevap, deney, gözlem, problem çözme yöntemleri kullanılır.
Araştırma-inceleme yoluyla öğrenme anahtar kavramları;
· Dewey
· İlerlemecilik eğitim felsefesi ile ilişkili
· Üst zihinsel becerileri geliştirme
· Problem çözme ve bilimsel yöntemi kullanma becerilerini geliştirme.
· Dersin sonuç bölümü, sınıf dışına taşan uygulamalar
· Yaparak yaşayarak, deneysel öğrenme,
· Kalıcı öğrenme sağlama
Öğrenci merkezli, öğretmen rehber
· Ausubel tarafından geliştirilmiştir.
· Anlamlı öğrenme
· Doğrudan öğretim, öğretmen merkezli
· Bilişsel alan bilgi basamağında, dersin giriş bölümünde etkili
· Mantıksal sıra
· Tümdengelim
· Ön öğrenmelerin yetersiz olduğu durumlarda etkili
· Bol örnek ve görsel destek anlamlı öğrenmeyi sağlar
· Açıklayıcı ve yorumlayıcı yaklaşımla kavram, ilke genelleme öğretimi· Kavram haritalarıÖn düzenleyiciler
Buluş yoluyla öğrenme anahtar kavramları;
· Bruner.
· Dersin gelişme bölümünde ve kavrama düzeyi öğrenmelerinde etkili.
· Örnekten-kurala (tümevarım)
· Merak duygusu ve başarma isteği içsel güdüleri.
· Öğrenci merkezli, öğretmen rehber.
· Matematik, fen ve dil öğretiminde etkili.
· Örnekler, zıt örnekler.
· Yönlendirici sorular.
· İpuçları.
· Sezgiye önem verilir.
Örnek olay, tartışma, soru cevap, deney, gözlem, problem çözme yöntemleri kullanılır.
Araştırma-inceleme yoluyla öğrenme anahtar kavramları;
· Dewey
· İlerlemecilik eğitim felsefesi ile ilişkili
· Üst zihinsel becerileri geliştirme
· Problem çözme ve bilimsel yöntemi kullanma becerilerini geliştirme.
· Dersin sonuç bölümü, sınıf dışına taşan uygulamalar
· Yaparak yaşayarak, deneysel öğrenme,
· Kalıcı öğrenme sağlama
Öğrenci merkezli, öğretmen rehber
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
-
Eğitim Bilimleri sınavına hazırlanmada geçmiş yıllarda sorulmuş soruları iyi analiz etmek, bu soruları çözmek ve bu sorulara en yakın soru...
-
Eğitimin Ertürk(1977) tarafından yapılan tanımı şöyledir: “Bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla kasırlı olarak istendik değişikl...
-
Motivasyon davranışlarımızın en temel yönlendiricilerinden biridir. Neden bazı davranışları daha yüksek bir istekle yaptımızı açıklayabilir....